• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/EgitimRehberi?fref=ts
  • https://twitter.com/egitim_rehberi
  

Melike SÖZENER

  •          


             
             
             Melike SÖZENER
             
            PARDON !


           
             Şubat ayı Türkiye'de gündemin eğitim sisteminde yapılacak değişikliğe kitlendiği bir ay oldu. Tam da tablet bilgisayarlar ile eğitime çağ atlatmış, çocuklarımızın her birini birer 'Albert Einstein' yapma yolunda koşar adım ilerlerken (!) '12 yıllık kesintili eğitim' gündeme bomba gibi düştü. 4+4+4 olarak tabir edilen sistemin ne olup ne olmadığını görmek için kanun tasarısına bir göz atmak kaçınılmazdı elbette. Ben de öyle yaptım. En çok dikkatimi çeken şaka gibi satırları da sizlerle paylaşmadan edemedim... Genel Gerekçe bölümünde ifade edilenler ile "Ferhan Şensoy'un Pardon" filmini izliyor gibi hissettim kendimi. Neden mi?
     
             Genel Gerekçe şu ifadelerle başlıyor: "Ülkelerin ekonomik ve sosyal gelişmişlik düzeylerini belirleyen etmenlerin başında eğitim sistemlerinin kaliteli, toplumun yapısı ve ihtiyaçlarına uygun ve çağın gerektirdiği niteliklerle uyumlu olması gelmektedir. Ekonominin rekabet gücü, üretkenliği ve verimliliği....... diye devam ediyor." Eğitim sisteminin önemine uzun uzun değinilmiş ve ardından şöyle şu açıklamaya yer verilmiş. "Dolayısıyla, eğitim sistemleri üzerinde reform niteliğinde düzenlemeler yapan ülkeler, sadece belli bir zaman diliminde belli bir kesimi ilgilendiren bir karar vermemekte, bir anlamda bütün toplumsal gelişim alanlarındaki mukadderatlarını da tayin etmektedirler. (AMAN DİKKAT)
    O halde bir vatandaş olarak çocuk sahibi olmadığıma defalarca şükür ederek soruyorum:
    Bu kadar hassas bir konudaki kararı niye bu kadar alelacele veriyoruz. Eğitim camiasının tabandan tavana katılımcı olduğu çalıştaylarda konuyu enine boyuna tartışmadan artılarını eksilerini didik didik etmeden bu apar topar değişiklik fazla aceleci değil mi?

    Neyse genel gerekçeden devam edelim. Bilmişliğin lüzumu yok değil mi?
     
             G.G."1997 yılında zorunlu eğitim süresinin 8 yıla çıkarılması, ülkemizde eğitim düzeyinin yükseltilmesi adına önemli bir atılım olmakla birlikte, aynı değişiklikler çerçevesinde söz konusu zorunlu eğitimin kesintisiz gerçekleştirilmesi sağlıklı ve verimli bir eğitim ortamının oluşturulması adına ciddi sorunlara neden olmuş ve olmaktadır. Gelişmiş ülkelerin 6-14 yaşlarını tek bir eğitim kademesinde yapılandırmayı neden tercih etmedikleri, ülkemizin bu noktada yaşadığı sıkıntı ve sorunlara bakılarak kolayca anlaşılabilir. Bu kadar geniş yaş aralığında bulunan öğrencileri, bahçe, koridor, kantin, okul servisi gibi pek çok ortak yaşam alanını paylaşmak zorunda bırakmak, özellikle küçük yaştaki öğrencilerin ciddi psiko-sosyal bozukluklar yaşanmasına zemin hazırlamaktadır. Böylesine olumsuzluklar içindeki bir "okul ortamında", hangi teknolojik imkanlar, hangi yüksek kalitede eğitim adamları bulunursa bulunsun sonucun umulanın tam aksi olması kaçınılmazdır. Kesintisiz eğitimin neden olduğu önemli olumsuzlukların bir diğerini ise bu uygulamanın mesleki eğitime vurduğu darbe oluşturmaktadır.
     
             Yani devlet 15 yıldır okullarda çocukların psiko-sosyal gelişimlerinde olumsuz etki yaratacak, kalitesiz bir sistem uygulamış. Durum 15 yıldan bu yana yeni farkına varılmış şimdi enine boyuna tartışılmamış, kamuoyunu tatmin etmemiş yeni bir sisteme 2012-2013 eğitim öğretim yılında merhaba demeye hazırlanıyoruz. OOOO ÇOK SERT!!!! (Malum diziden moda tabirle ama uydu buraya)Şimdi şu soruyu sormak durumundayım. 1997'den beri bu ülkenin bahtsız anne-babaları çocuklarını nasıl bir okul ortamına emanet etmişler. PARDON'un böylesi pes yani. Duruma uyan bir şarkı sözü buraya çok yakışıyor. Çoookk sevdiğim Barış Abi diyor ki,
    Sözüm meclisten dışarı dostlar / Bu günlerde kendimi hıyar gibi hissediyorum / Hani ince kıyım doğrasalar beni / Marmara Ege Karadeniz / Ve hatta Akdeniz cacık olur diyorum
    Ben kendimi nasıl hissettiğimi açık yüreklilekle paylaştım :) PEKİ SİZ KENDİNİZİ NASIL HİSSEDİYORSUNUZ...
Hava Durumu
Anlık
Yarın
29° 38° 26°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.75905.7821
Euro6.54306.5692