• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/EgitimRehberi?fref=ts
  • https://twitter.com/egitim_rehberi
  

Merih Eyüp DEMİR






      Merih Eyüp DEMİR

      4+4+4 Yeni eğitim modeli


Ülkemizde 2012-2013 eğitim öğretim yılından itibaren yeni bir eğitim modeline geçilecektir. Kamuoyunda kısaca 4+4+4 eğitim modeli olarak anılan bu yeni modelin eğitim sistemimize neler getirip neler götürebileceğine birlikte bir göz atalım.

Basında sürekli çeşitli sivil toplum kuruluşları ve kişilerce çokça tartışıldı gibi gözükse de toplumda pek anlaşılabildiğini zannetmiyorum. Konu kısaca ve basit olarak vesayet ve İmam Hatipler ekseninde sıkışıp kaldı. Dolayısıyla da velilerimizin kafası karıştı. Şimdi ne olacak çocuklarımızın durumu diye merak içerisindeler. Yetkili ağızlar tarafından kamuoyunu aydınlatıcı herhangi bir bilgi de verilmiş değil bugüne kadar. Zaten yetkili ağızlar tarafından verilen beyanatlarda da genellikle birbirine tezat açıklamalardan kaynaklanan daha yoğun bir kafa karışıklığı yaşanılır bir duruma gelinmiştir. 

Süreç Şubat ayı içerisinde Ak parti Gurup Başkanvekili Nurettin Canikli ve bazı milletvekillerinin vermiş oldukları teklif ile başladı. Teklifin gerekçesinde 8 yıllık kesintisiz eğitimin sağlıklı ve verimli bir eğitim ortamının oluşturulması adına ciddi sorunlara neden olduğu ve olacağı gösterilmiştir. Sonrasında 23 Şubat tarihi itibariyle TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor komisyonunda görüşülen teklif basına yansıyan kısmı ile olaylı bir şekilde sonuçlanmış ve yasa Genel Kurul'dan geçerek Cumhurbaşkanı onayına sunulmuştur. 6287 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 11 Nisan 2012 tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanun sadece Bakanlar kurulu kararı ile 1 yıl ertelenebilir ibaresi dışında 2012-2013 yılından itibaren uygulamaya başlanacaktır.

Kanunda öncelikle okula başlama yaşı değiştirilmiştir. “Madde 3. Mecburi İlköğretim çağı 6-13 yaş gurubundaki çocukları kapsar. Bu çağ çocuğunun 5 yaşını bitirdiği yılın eylül ayı sonunda başlar, 13 yaşını bitirip 14 yaşına girdiği yılın öğretim yılı sonunda biter.” Demektedir. Burada yapılması gereken en temel çalışma ilköğretim 1.devre ya da ilkokul olarak anılan yeni sistemde okula başlama yaşının aşağı çekilmesi nedeniyle çocuklarımızın fizik özelliklerinin dikkate alınarak yapılacak müfredat değişikliği çalışmasıdır. Bu çalışma kesinlikle Okul Öncesi ve Sınıf Öğretmenleri ile birlikte yapılmalıdır. Sistemin işleyişinde en temel faktör olan öğretmenler olacağından yapılacak tüm çalışmalarda öğretmenlerin bulunması gerekecektir. Okulların fiziki koşullarının yeniden değerlendirilmesi gerekecektir. İlkokul binalarının yeniden dizayn edilmesi, 5 yaş çocuğunun fiziksel özellikleri dikkate alınarak temel ihtiyaçlarını karşılayabileceği ortamlar yeniden düzenlenmelidir. Burada yerel yönetimlerle işbirliğine gidilmesi yapının dönüşümünde geç kalınmasının önüne geçebilecek bir işbirliği olarak görülebilir. Kamuoyunda oluşan algı “ kervan yolda düzülür “ mantığının hakim olacağı şeklindedir. Ancak eğitim sistemi bir ülkenin temel yapı taşıdır. Eğitimde her bir bireyin bireysel özellikleri dikkate alınmak gerekir. Dolayısıyla eğitimde sadece bir bireyin dahi eğitiminin aksamasına mahal vermemek gerekirken, şimdi sistem içerisindeki tüm bireylerin yolda düzülecek bir kervan mantığı içerisinde düşünülmesi kabul edilebilir bir durum değildir.

Milli Eğitim Bakanlığı illerdeki çalışmalarına başlamıştır. İlk iş olarak okulların ilkokul ve ortaokul ayrımlarının yapılması için ilçeler bazında komisyonlar kurulmuş, bu komisyonlar vasıtasıyla okullarımız ilkokul ve ortaokul olarak ayrılmışlardır. Bu hususta veli ve öğrenci profili birbirine yakın okulların ayrımlaştırılması, velilerimiz açısından kafalarındaki bir çok sorudan en azından birinin sağlıklı bir biçimde cevaplandırılmasına imkan sağlayacaktır. Yine öğretmenlerimiz için de okulları değişecek ve norm fazlası durumuna düşecek öğretmenlerimizin de aynı zamanda birer veli oldukları düşünülmelidir. Yeni düzenlenecek norm yönetmeliği öncelikle eğitim çalışanları gözetilerek yapılmalıdır. Eğitim Yöneticilerinin değerlendirilmesinde mevcut haklar teminat altına alınmalı, derse girme zorunluluğu kaldırılmalı ve tercihlere mutlaka dikkat edilmelidir. Sistem eğitim yöneticisi ve öğretmen arkadaşlarımız tarafından yürütülecek olduğundan mutlaka görüşlerine başvurulmalıdır. Özellikle oluşturulacak her komisyonda mutlaka sendika temsilcileri ve zümre başkanlarının da bulunması sağlanmalıdır.

Yeni sistem, ilkokulda ağırlıklı olarak bireysel özelliklerinin tanınması ve öğrencilerin okul ortamlarını tanımalarına fırsat verecek bir dönem olacaktır. Ortaokul zorunlu ve farklı programlar arasında tercihe imkan veren ortaokullar ile İmam Hatip okullarından oluşacaktır. Ortaokul kısmında bireysel özellikler biraz daha ön plana çıkacak ve öğrenci için seçme süreci başlayacaktır. Ortaokul ile birlikte başından beri tartışma konusu olan İmam Hatiplerin orta kısımlarında lise eğitimini destekleyecek şekilde öğrencilerin yetenek, gelişim ve tercihlerine göre seçimlik dersler oluşturulacaktır. Burada Kur'an-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz'in hayatı gibi dersler seçimli olacak okutulabilecektir. Ayrıca konulacak diğer seçimlik dersler Bakanlık tarafından oluşturulacak bir program dahilinde belirlenecektir. Burada da yapılması gereken şey ülkemizin genel özellikleri dikkate alınmalı, gelecek ile ilgili stratejiler ve Dünya konjonktürü dikkatle tespit edilmelidir.

1997 yılında getirilen 8 yıllık kesintisiz eğitimle ilgili bugün ortaya çıkan genel kanı sistem içerisindeki eğitimciler tarafından bilinen bir şeydir. Ancak o zaman yapılan şey, bugün tekrar edilmiştir. Eğitim camiası ile ilgili bilgi alışverişi olmadan ve fikirler alınmadan, konu ile ilgisi olmayan çeşitli Sivil Toplum Kuruluşları ve kişilerce medya da tartışma konusu edilmiş, konu çok başka mecralara çekilmiş ve süreçte bugünlere gelinmiştir. Yıllar sonra tekrar aynı şeyleri konuşmamak ve cümlelerimize keşke o zamanlar diye başlamamak için bugün konuşmak gerekmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı, Milli olma vasfı ile siyaset üzeri tutulmak durumundadır. Dolayısıyla konunun bundan sonraki aşamalarına yukarıda da bahsettiğimiz gibi eğitim sendikaları ve öğretmenler mutlaka dahil edilmelidir.

Yeni sistemde ortaöğretim, ilköğretime dayalı, dört yıllık zorunlu, örgün veya yaygın öğrenim veren genel, mesleki ve teknik öğretim kurumlarının tümünü kapsayacaktır. Burada ki farklılık örgün eğitimin yanı sıra öğrencilerimizin yaygın eğitim yoluyla da ortaöğretimlerini tamamlayabilecek olmalarıdır. Bu durum tarafımızca çok sağlıklı bir durum olarak değerlendirilmemektedir. Zorunlu olması sebebiyle kırsal kesimdeki öğrencilerimiz genel olarak yaygın eğitim yolunu tercih edeceklerdir. Bu da yüzyüze eğitim ve yararları açısından değerlendirlemesi gereken bir konudur. Burada hazırlanacak müfredatlar yine dünyanın gelecek yüzyıllarının hesabının doğru yapılarak düzenlenecek şekilde olmalıdır.

Esasında konu bu kadar kısa ele alınabilecek bir konu değildir. Sisteme dair eğitim paydaşlarımızla yapacağımız bilgi alışverişleri neticesinde oluşacak veriler kamuoyu ile paylaşılacaktır. Bir sonraki yazımızda sistemin yüksek öğrenime yansımaları ve yüksek öğrenimin geleceği ele alınacaktır

Hava Durumu
Anlık
Yarın
29° 38° 26°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.75905.7821
Euro6.54306.5692